forex

FLAŞ! Doç. Dr. Cihat Yaycı’dan Erdoğan-Biden görüşmesine yönelik bomba açıklamalar: Türkiye işte bunları yapmalıdır!

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
FLAŞ! Doç. Dr. Cihat Yaycı’dan Erdoğan-Biden görüşmesine yönelik bomba açıklamalar: Türkiye işte bunları yapmalıdır!
Bahçeşehir Üniversitesi Denizcilik ve Global Stratejiler Merkezi Başkanı müstafi Tümamiral Doç. Dr. Cihat Yaycı, Erdoğan-Biden görüşmesine ilişkin Mehmet Özmen’e flaş açıklamalarda bulundu. Yaycı, “Biden ne diyecek veya ‘şunu dese’ veya ‘şöyle davransa’ diye beklemek bir Türk için onur kırıcıdır.ABD bir NATO üyesi gibi davranmıyor. Hedef Türkiye’dir, Türkiye’nin bütünlüğüdür.” dedi.

FLAŞ! Doç. Dr. Cihat Yaycı’dan Erdoğan-Biden görüşmesine yönelik bomba açıklamalar: Türkiye işte bunları yapmalıdır!

Doç. Dr. Cihat Yaycı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Joe Biden arasında gerçekleşecek olan ilk ikili görüşmeye ilişkin Mehmet Özmen’e flaş açıklamalarda bulundu. 

“ABD bir NATO üyesi gibi davranmıyor”

Erdoğan-Biden görüşmesinin Türkiye açısından önemli olduğunu ve dirayetli bir tutum sergileneceğine işaret eden Cihat Yaycı, şöyle konuştu:

“ABD bir NATO üyesi gibi davranmıyor. Müttefiki Türkiye için tehdit olan PKK/PYD/YPG gibi isimler altındaki teröristleri destekleyen ABD’dir. Türkiye’nin deniz alanlarında hak iddia eden NATO üyesi olmayan Rumların tezlerini destekleyen ABD’dir. ABD’nin davranışları NATO’nun kuruluş ve müttefiklik ilkeleri ile temelden ve tümden ters düşmektedir..”

“ABD için sorun S-400 değil, S-400 bir bahane”

NATO üyesi Türkiye’ye yaptırım ve ambargo uygulayarak Türkiye’nin güvenlik ihtiyaçlarına sekte vurmaya çalışan tarafın Amerika’nın olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Cihat Yaycı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu gerçekler karşısında Türkiye'nin güvenliğini yalnızca NATO'ya dayandırması büyük bir hata olacaktır.

Şu açıktır artık; ABD için sorun S-400 değil. S-400 bir bahane. Bunun arkasında Doğu Akdeniz var; Türkiye'nin bağımsız politikalar izlemesini engelleme çabası var; Türkiye'nin uzadıkça budanan, kurudukça sulanan bir ağaç statüsüne tekrar döndürülmesi var. Türkiye’nin büyümesini , güçlenmesini, bölgede ve hatta dünyada küresel oyunları bozabilecek şekilde etkili olmasını asla istemiyorlar.”

“Bunlar müttefiklikle bağdaşmaz”

ABD Başkanı Joe Biden’ın 48 yıllık senatörlük hayatı boyunca Türkiye’nin aleyhindeki bütün tasarılara imza atmış bir isim olduğunun unutulmaması gerektiğini belirten Doç. Dr. Cihat Yaycı, yeniakit.com.tr’ye yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

“1974 sonrası uygulanan ambargo buna dahil, her yıl çıkarılan sözde Ermeni Soykırımı tasarıları da buna dahil, Kıbrıs'la ilgili Rum-Yunan tezlerini destekleyen bütün tasarılar buna dahil... Hepsinde Biden'ın imzası var. Biden'ın lakabı 'Bidenopoulos'tur. 'Ben fahri bir Yunanım' der. Böyle bir Amerikan yönetimiyle sonuç almak mümkün değildir. Biden diyor ki; 'Ömrüm bağımsız bir Kürt devleti kurulduğunu görmeye yetecektir'. Bunlar müttefiklikle falan bağdaşmaz.”  

“Hedef Türkiye’dir, Türkiye’nin bütünlüğüdür”

Biden’ın başkanlığındaki Amerika’nın gerçek niyetine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulunan Doç. Dr. Cihat Yaycı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Şapkadan tavşan çıkmasını beklemek beyhudedir. İstenen şudur: Türksüz bir Kıbrıs, Türkiyesiz bir Doğu Akdeniz, Suriye ve Irak'ta bir terör devleti, Türkiye'nin parçalanması, Adalar Denizi'nin bir Yunan gölü haline gelmesi... Bunun arkasından da Vatikan türü bir Rum-Ortodoks kilisesi yapısı, yani devletleri bir patrikhane yapısı gelecek. Bunu da açıkça söylüyorlar. Bu Türkiye'nin birlik ve bütünlüğünün bozulması projesidir. Mesele iktidar muhalefet meselesi değildir. Mesele Türkiye'nin bütünlüğüdür. Hedef Türkiye'dir!”

“Türkiye büyük zaafiyete düşer”

Türkiye-ABD ilişkilerinin tarihi bir kırılma yaşadığını söyleyen Doç. Dr. Cihat Yaycı, “Dediğim gibi Türkiye, güvenliğini sadece NATO'ya dayandırmamalıdır. Eğer sadece NATO'ya dayandırılırsa Türkiye büyük zaafiyete düşer. Suriye'deki durum, Irak'ın kuzeyindeki durum bizim için tehdittir ve buralardaki terör örgütlerini besleyen de maalesef sözde müttefiklerimizdir. Aslnda NATO üyesi gibi davranmayan Amerika Birleşik Devletleri'dir. Çünkü ABD, NATO üyesi bir devletin toprak bütünlüğüne tehdit oluşturan örgütleri desteklemektedir. Teröristleri destekleyen ABD'dir. Türkiye'nin birlik ve bütünlüğünü bozucu faaliyet içinde olan ABD'dir. GKRY, NATO üyesi değildir. NATO üyesi olan Türkiye’nin hak ve menfaatlerini, denizlerle birlikte ülkesel bütünlüğünü yok sayan, NATO üyesi olmayan GKRY’nin deniz alanlarını Türkiye’den koparıp almasını destekleyen ABD’nin bu davranışı, NATO’nun kuruluş ve müttefiklik ilkeleri ile temelden ve tümden ters düşmektedir. Aynı zamanda Türkiye, güvenliği için silah sistemleri ve platform tedariğini de çeşitlendirmelidir. Öyle çeşitlendirmelidir ki, tedarik sağlanan devletler aynı paktta, ittifak yapısı içinde olmamalıdır. Yani tedarikçi devletler birleşip Türkiye'ye ambargo uygulayabilecek bir pakt içerisinde olmamalıdır.”  

ABD’ye karşı Türkiye’nin yapması gereken konu başlıklarını tek tek sıralayan Bahçeşehir Üniversitesi Denizcilik ve Global Stratejiler Merkezi Başkanı müstafi Tümamiral Doç. Dr. Cihat Yaycı, şunları kaydetti:

“Bu bizim müstemleke oluşumuz anlamına gelir”

“Eğer Türkiye Doğu Akdeniz'de faaliyet göstermeyecekse, eğer S-400'leri aktive etmeyecekse, eğer Kıbrıs'ta Rum tezlerine yaklaşacaksa, eğer Suriye'de PKK/PYD yapılanmasına sessiz kalacaksa, Libya’daki varlığını sona erdirecekse, Libya Türkiye Deniz Yetki Alanları Anlaşmasını kadük hale getirecekse ve bunların karşılığında ABD bize 'İlişkilerimiz düzeliyor' diye düşünürse ; bu bizim müstemleke oluşumuz anlamına gelir. Türkiye’yi Doğu Akdeniz’den, Kıbrıs’tan soyutlamak demek Türk Milleti'nin şimdiki ve gelecek nesillerinin hayat damarlarının kesilmesi demektir. Bu sözde iyi ilişkiler görünümünde yeni bir Sevr Antlaşması demek olur. Günlük hesaplarla geri kazanılamaz asırlık kayıplara neden olunmamalıdır. Vebali ağır olur. 

Önümüze yakında şu istekler konulacaktır; Libya’dan çekil, Libya Türkiye MEB Anlaşmasını iptal et! Çünkü bunlar Yunanistan ve GKRY’nin açıkladıkları temel hedefleri ve talepleridir. BİDENOPOLOUS yönetimi de bu talepleri önümüze koyacaktır.”  

“Bugün Türkiye'nin söylemesi gerekenler şunlardır:

- Türkiye hükümran bir devlettir.

- Libya ile MEB anlaşması Türkiye’nin mili birlik ve bütünlüğünün bir parçasıdır.

- S-400'ler benim savunma sistemimdir. Üstelik bunlar saldırı değil, savunma sistemi. Ben bağımsız bir devletim. Savunma ihtiyaçlarımı ben belirlerim. 

- Doğu Akdeniz’deki öngördüğüm deniz yetki alanı benim makul meşru hakkımdır.

- Kıbrıs'ta iki devletli çözümden başka çözüm yoktur.

- PKK ve türevlerine en ufak taviz söz konusu değildir.

- Bu konuları asla müzakere etmem.

Bunların gereğini sahada da göstermek lazımdır. Bunlar Türkiye'nin gerçek beka sorunudur. Türkiye’nin tek çıkış yolu dik durmaktır ve milli hak ve menfaatlerinden asla ama asla taviz vermemelidir. Çünkü Doğu Akdeniz, Kıbrıs, PKK, Adalar Denizi konusu tüm gelecek nesillerimizin milli hak ve menfaatleridir. Bizim pergelimizin merkezi Ankara olmalıdır, ne Washington ne de başka bir yer... ”

“Türkiye dik durmalıdır”

“Yunanistan ile zorla masaya oturtulmaya ve Yunanistan taleplerini müzakere etmeye, yani  Yunanistan’a ne vereceğimizi konuşmaya zorlanıyor gibi bir görünüm vardır.

Yunanla masaya oturan parmaklarını saysın demiştim. Türkiye'nin Doğu Akdeniz'den çekilmesini istiyorlar, Antalya Körfezi'ne hapsetmek istiyorlar. Türkiye dik durmalıdır. Dik durmazsa her geçen gün zemin kaybeder. Bugüne kadar yaptığımız tüm faaliyetler, sondajlar, araştırmalar, Libya anlaşması bir iskambil kağıdı gibi devrilip gider. Libya anlaşmasıyla kazandığımız deniz alanlarında sismik araştırmalar için ruhsat ihalesi açılmıştı, takip ediyoruz, ihale bitti ama hala TPAO'ya ruhsatlar verilmiyor. Bunların hepsi Türkiye'nin egemenlik haklarından verilen tavizler olarak algılanıyor. Karşımızdaki cephede 'Biz Türklerden istediğimizi kopartırız, Türkleri ıslah edebiliriz' imajı oluşturuyor.”

“Doğu Akdeniz’de gemilerimiz faaliyete geçirilmeli”

“Şunu görmek lazım: ABD hedef değiştirmez, yöntem değiştirir. Türkiye düşmanı büyük güçlerin 15 Temmuz'da hedefleri neyse bugün de hedefleri aynıdır. ABD, AB’nin bu söylem ve tehditlerine karşı derhal Doğu Akdeniz'de sismik araştırma ve sondaj gemilerimiz öngördüğümüz Münhasır Ekonomik Bölge'de faaliyete geçirilmeli ve MEB ilan edilmelidir.”

Kaynak:yeni akit


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
Akıllarınca ambargo kararı aldılar... İki ülke Türkiye'ye satışı kesti!Önceki Haber

Akıllarınca ambargo kararı aldılar... İk...

Kurban Bayramı ikramiyeleri için geri sayım: Emeklilere Temmuz'da ödenecekSonraki Haber

Kurban Bayramı ikramiyeleri için geri sa...

Yorum Yazın

AK Parti MKYK üyesi Şamil Tayyar: Amerikan fonuyla bağımsızlık türküsü söylemeyin, komik oluyorsunuz
Cumhuriyet'ten itiraf haberi: Erdoğan CHP'nin haberi bile olmayan Maraş üzerinden Batı'ya kafa tutuyor!
Rus uzmanlar: Türkiye bölgesel bir güç olmaya başladı
Rus isimden Türkiye çıkışı: Ana hedefleri Erdoğan'ı ortadan kaldırmaktı
"Gezicilerin İmamı" yine kafayı çıkardı! Kurban Bayramı mesajına tepki yağdı
Emmanuel Macron’u Hitler’e benzeten afişlerle soruşturma
Yerli otomobilin ilk gövde montajı sonrası Kılıçdaroğlu'nun sözleri yeniden gündemde
Yunan basını: Kıbrıs'ın Türkiye'nin kontrolüne geçmesi İsrail'in kabusu olur
Ekonomiye ilişkin torba yasa TBMM'de kabul edildi
KKTC’den flaş açıklama: Ülkenin ismi ve sistemi değişecek!
Düzenleme geliyor! Sosyal medyada artık sallama serbest olmayacak
FETÖ elebaşı Gülen'i çıldırtan görüntü! Yaşadığı eyalette uçuruldu
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Erzurum'da gençlerle buluştu
YPG'nin Haseke'de Türkiye sınırı hattında 113 kilometrelik tünelleri bulundu
İBB'den ekmeğe yüzde 25 zam
Devlet Bahçeli: AYM'nin Gergerlioğlu kararı, terörizme destektir
Kemal Kılıçdaroğlu: Suriyelileri ülkesine göndereceğiz
CHP'li Devrek Belediye Başkanı'nın alkol masasında tepki çeken sözler
Meral Akşener'den '15 Temmuz' paylaşımı
Optimar'ın 15 Temmuz anketi

Başka haber bulunmuyor!

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar