ANA SAYFA > Yazarlar > Rifat Sait > Rakamlar yalan söylemez Ama doğru olanı kullanırsanız

Rakamlar yalan söylemez Ama doğru olanı kullanırsanız

RifatSait
Sosyal Medya :
10 Mayıs 2020, Pazar 8:42
4059 kez okundu

 

 

 

 

 

Tarih ve kişileri söylemek istemiyorum, yanlış anlaşılır. Kaybettiğimiz bir yerel seçimin kısa bir süre sonrası Genel merkezde bu seçimlerin değerlendirmesini yapıyoruz. Bir adayımız, seçimlerden sorumlu Genel Başkan yardımcısına sayılarla analiz yapıyor. Onları dinlerken tabi bu arada ben tarihi bir siyasi ders alıyorum. Kaybetmek nasıl kazanılır, onu öğreniyorum.  Bu adayımız rakamlar vererek nasıl kaybettiğimizi öyle bir anlatıyor, öyle bir anlatıyor ki, sanırsınız seçimi kazanmışız. Kaybettiğimiz için önce mahcuptum ama sonra bende o moda girip zafer kazanmış gibi hissetmeye başladım. Adayımız kesinlikle yalan ya da yanlış bir şey söylemedi. Ama öyle güzel rakamlar verdi yerinde kullandı ki, biz niye kaybettik ya da hakikaten biz mi kaybettik anlayamadım. Hele hele bazı rakamsal verileri mukayese edişi vardı ya mükemmel. Kaybederken kazanmak buna denir.

 

Şimdiki gençler bilmezler. Türk milli futbol takımımızın 6-0 ve 8-0 gibi açık farklarla yenildiği yıllardı. İtalya, Dünya şampiyonu olmuştu. Sanırım İstanbul’daydı,  son Dünya şampiyonu İtalya ile dostluk maçı oynuyoruz. İtalyanlar 2-0, öne geçtiler. Biz fark gelecek diye beklerken, o günler için inanılmaz bir şey oldu. Milli takımımız bir gol attı. Maçı anlatan spiker, o golü öyle anlatıyordu ki sanırsınız biz Dünya şampiyonuyuz ve maçı farklı bir şekilde kazanıyoruz. Oysa maçı 2-1 kaybetmiştik. Spiker bizim attığımız o golü öyle anlatmıştı ki, yanına bolca sıfırlar eklemişti. Maçı sanki 2-10.000.000.000…kaybeder gibi kazanmıştık.

 

Oysa şimdi ise gerçek bir Dünya şampiyonu Fransa’yı hem de resmi bir maçta gerçekten eze eze 2-0 yeniyoruz, kıl payı finali kaçırıp Dünya üçüncüsü oluyoruz, nereden nereye.

 

Rakamları doğru kullanırsanız, yanlışı doğruya çevirebilirsiniz. Hatta idamlık mahkûmu kurtarabilir ya da bir masumu ipe götürebilirsiniz. Buna sayısal diplomasi, diplomatik mübalağa, siyasi kurnazlık veya hüsnü zan edeceksek ilmi siyaset diyebilirsiniz. Ne derseniz deyin amaç hâsıl olduysa sorun yoktur.

 

Bakın şimdi size bazı rakamlar vereceğim. Eminim çok şaşıracaksınız.

 

Bu yıl Dünya’da çeşitli nedenlerden ötürü yaklaşık 21 Milyon insan öldü. İnanabiliyor musunuz? Tam 21 Milyon kişi ölmüş. Korkunç değil mi? Sadece bugün, 24 saat içinde 6 Bin kadar insanın öldüğünü söyleyebilirim. Bu yıl, başta grip olmak üzere bulaşıcı hastalıklardan ölenlerin sayısı ise 4,6 milyon kişi. Sigaradan dolayı ise 1,8 milyon kişi ölmüş. Bu rakamlara bakıp eyvah felaket diyebilirsiniz. İnanılmaz rakamlar değil mi?

O zaman diğer rakamları söyleyelim. Bakalım şimdi ne düşüneceksiniz? Bu yıl yaklaşık 50 milyon insan doğmuş. Yukarıda söylediğim 21 Milyon ölüm sayısını çıkarttığınızda bir önceki yıla göre Dünya nüfusu yaklaşık 29 Milyon artmış. Sadece bugün Dünya’da yaklaşık 16 Bin çocuğun doğduğunu söyleyebilirim. Dünya nüfusu şu anda 7,8 milyar dolaylarında. Olaya bu açıdan baktığınızda rakamlar nasıl duruyor değil mi?

 

Televizyon kanallarında her gün rakamlar veriliyor. Verilen rakamlar, Virüs nedeniyle Türkiye’de ve Dünya’daki ölüm sayıları. Bu rakamlar korku ve ümitsizlik yayıyor. İnsanlar evlerinde adeta hapse atılmış gibi sonu bilinmeyen bir tarihi bekliyorlar. Ekonomi durma noktasına gelmiş, resesyon (Ekonomik durgunluk)  sinyalleri veriyor. Dünya sanki bir ekonomik buhranın içine çekilmeye çalışılıyor. İddialara hatta ciddi analizlere göre yeni bir Dünya düzeni ile Dijitalleşen, robotik ve çipli bir yaşam bizi bekliyor.

 

Türkiye ve onu peşinden takip edecek bazı ülkeler böyle bir düzene başkaldırıp, birlik olup kendi düzenlerini kurabilir. Başarmamız durumunda işte o zaman Dünya liderlerinden biri olabiliriz. Dünya ve bizim için bu bir dönüm noktasıdır. Krizi fırsata dönüştürmek cümlesi ekonomide çok kullanılır. Diplomasi ’de de bu geçerlidir. Türkiye sahip olduğu bazı avantajları iyi kullanırsa işte o zaman farklı rakamlar söylenecektir. Nedir o avantajlar? Kalabalık genç nüfus, Avrupa ve Asya’ya köprü Avrasya’yı oluşturması, zengin doğal gaz ve petrol yatakları olan Ortadoğu’ya sınır olması, geleceğin maddesi zengin Bor madenlerine sahip oluşumuz, artık hayatımızın bir parçası olan yüz maskelerinin hammaddesinin Türkiye’de olması, bundan sonra yükselişe geçecek olan İslam Dininin son kalesi ve bayraktarlığı.

Tabi her şey o kadar kolay değil. Ülkede birlik ve beraberliğinizi tam olarak sağlamalı, sosyal mesafe korunarak saflar tabiri caizse sıklaşmalı. Bu konuda hem devlete hem millete çok iş düşüyor tabi. Ama esas iş lidere düşmektedir.

Bu salgınla birlikte gördük ki; teknolojiye, AR-GE’ye, inovasyon, yerli ve milli üretime, savunma sanayisine ve artık yeni bir deyim olarak “Sağlık Savunma Sanayisine”, büyük önem vermek, bu işi bilen, liyakatli, güvenilir, çalışkan bireylere hem siyasette hem bürokraside hem devlet yönetiminde ciddi anlamda ihtiyaç olacak. Bunları biliyoruz.

Satranç oynayanlar da şunu iyi bilir. Konum ve şartlar sizden yana ise geriye doğru hamleleri yapmak kalır. Doğru hamleler ise belli. Ya kazanır vezir oluruz, ya mat olur rezil oluruz. Ben kazanacağımıza inanıyorum inşallah. 

 
 
 

 

Rifat Sait
AK Parti 24.Dönem İzmir milletvekili
Balkan Stratejik Araştırmalar Merkezi (BASAM) Başkanı
Balkan Günlüğü Gazetesi İmtiyaz sahibi

PAYLAŞ

Yazara Ait Diğer Makaleler

18.06.2020 Anketler doğruysa...

06.06.2020 Beşiktaş, artık asıl renkleri olan Kırmızı-Beyaz’a dönmelidir

20.05.2020 Siyasi mutabakat erdemliktir

04.05.2020 Devlet ve milletin zor sınavı

19.04.2020 YEREL VE BÖLGESEL MEDYA ALARM VERİYOR ACİLEN DESTEKLENMELİDİR

14.04.2020 Hadi artık, olumlu olalım

23.03.2020 Neler gördük neler

22.03.2020 2020 ve Astroloji

02.03.2020 Suriye’den Balkanlara

09.02.2020 Peki, ama yarın sahaya kim çıkacak?

08.02.2020 KOSOVA

27.01.2020 Deprem’de kehanetler ve erken teşhis değil ....

08.01.2020 AK Parti’ye en büyük zararı veren nedir, biliyor musunuz?

01.01.2020 2020’nin ilk makalesi

16.12.2019 Bir dahaki sefere kazanmak için bilinmesi gereken 2 şey

04.12.2019 Cahil misin be adam!

18.11.2019 Balkanlarda ve Ortadoğu’da....

10.11.2019 Sigaranın sağlık ve siyasi yönden zararları

28.10.2019 Düşmanlarla diplomasi

14.10.2019 BASIN AÇIKLAMASINA DAVET

23.09.2019 Balkanlar’da bizim olmamız lazım

09.09.2019 Türk Diplomasisinin Soft Power’ları

10.08.2019 Susurluk ayranını özleyeceğim

04.08.2019 Doğruları söyle (yeme) mek

02.08.2019 SİYASETTE ÖMER (RA) GİBİ HARBİ VE HASBİ OLMAK

24.06.2019 Balkanlar yine karışık

27.05.2019 ABD, TÜRKİYE’Yİ ABLUKAYA MI ALIYOR?

17.05.2019 İstanbul Seçimleri üzerine manifesto

11.05.2019 Erken Seçim olur mu?

22.04.2019 Tünelden önceki son çıkış

11.03.2019 Güle güle Yusuf Sait

05.02.2019 Önce iğneyi kendine sonra çuvaldızı başkasına

17.01.2019 MHP ile ittifak tamam, diğerleri ile ne zaman?

02.12.2018 KOSOVA’DAN İZLENİMLER

15.11.2018 AK Parti ve Balkan seçmenlerinin üç farklı ilde üç farklı tercihi: “İzmir, İstanbul ve Bursa “

14.11.2018 Siyasette "Demografik Mukarenet" olmazsa kaybedebilirsiniz

30.10.2018 TÜRK EKONOMİSİ İÇİN FIRSAT: “BALKAN PAZARI”

23.10.2018 CHP’nin kesinleşen HDP ile ittifakına karşı, AK Parti’de Balkan ittifakının şimdi tam zamanıdır

09.10.2018 SORULAR VE CEVAPLAR

21.09.2018 Siyasi kefaletin bedeli

17.09.2018 Yanlış yerel, Erken genel

25.08.2018 AK PARTİ AÇISINDAN YEREL SEÇİM ANALİZİ VE İZMİR’İN DURUMU

12.08.2018 Bu savaşa hazır mıyız?

18.07.2018 HER ŞERDE BİR HAYIR VARDIR

14.07.2018 TAYYİP BEYİN SÖYLEDİKLERİNİ ŞÖYLE ANLADIM

01.07.2018 Zafer’in mesajını almak ve uygulamak

12.06.2018 En son kritik seçim uyarıları

07.05.2018 24 Haziran seçimlerinde iki farklı sonuç olabilir mi?

30.04.2018 CUMHURBAŞKANIMIZIN MESAJLARINI ALIYOR MUYUZ?

21.04.2018 Türkiye-Rusya arasındaki sıcak ilişkiler

09.04.2018 Feto’nun Balkanlardaki durumu ve Kosova örneği

26.02.2018 Yunanistan'a dikkat etmek

12.02.2018 Düğün gecesi ağlanır mı?

06.02.2018 Trump’ın kondisyonu yeter mi?

29.01.2018 Bütün bunlar gerçek mi, yoksa kıyamet mi geliyor?

21.01.2018 Türkiye’nin müdafaadan taarruz stratejisine geçişi

15.01.2018 2019'un farkında mısınız?

09.01.2018 Kosova’nın ilacı Türkiye’dir

25.12.2017 Cumhurbaşkanımızı halkın sevgisinden korumak

11.12.2017 Lozan’ın Yunanistan tarafı ve Balkan paradoksu

22.11.2017 “Srebrenisa canavarı Mladiç de sözde intihar mı edecek yoksa gerçek cezasını çekecek mi?”

20.11.2017 Senaryolar ve Erdoğan’dan şüphelenmek

13.11.2017 METAL YORGUNLUĞU

29.10.2017 En iyisi varken

26.10.2017 Balkan muhacirlerini kazanmak

01.10.2017 100 yıl önce Balkanlar 100 yıl sonra Orta Doğu

23.09.2017 Korkusuz ve çıkarsız sevmek doğruları söyleyebilmekten geçer

11.09.2017 Yaklaşan Kıyametin ortasındaki Türkiye


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor