ANA SAYFA > Yazarlar > Rifat Sait > Peki, ama yarın sahaya kim çıkacak?

Peki, ama yarın sahaya kim çıkacak?

RifatSait
Sosyal Medya :
09 Şubat 2020, Pazar 22:20
4126 kez okundu

 

 

 

 

 

Bu veya şu parti değil, bir araştırma yapılsın, Türkiye’de genel itibariyle siyasete ve siyasetçiye ilginin azaldığını göreceksiniz. Bunun en büyük nedeni kişilerden kaynaklı bir sonuçtur. Olay gelip dolaşıyor yine liyakate dayanıyor. Bunu ille de iktidar partisi için düşünmeyin. Bu durum muhalefet için de geçerlidir. Zaten Türkiye’de doğru bir muhalefet olsa, iktidarın da aynı oranda doğruluk derecesi yükselir.

 

Seçime hazırlık

 

Erken veya normal, önümüzdeki tarihte bir seçim olacak. Hepiniz bölgenizde gözlemliyor veya okuyorsunuzdur. Siyasi partiler teşkilatlarını hareketlendirdiler ve ciddi bir hazırlık dönemi başladı. Bu hazırlıkların muhakkak bir dayanağı var.

 

Türkiye’nin sorunları

 

Türkiye’de çok önemli sorunlar vardı. İmam hatiplerin mağduriyeti, başörtüsü zulmü, vesayet, haksızlıklar, kuyruklar ve hastanelerde rehin kalmalar gibi… AK Parti bütün bunları başarılı bir şekilde birer birer çözdü. Bu sorunların varlığı aslında Ak Partiye verilen desteğin kaynağıydı. Sorunlar çözülüp bitince, hele bir de unutulunca eski klasik ve kronik sorunlara dönüverdik. Nedir onlar: işsizlik, ekonomik problemler, ticaretin ve üretimin azalması… vs.

 

Kıyametin kopmasını isteyenlere karşı Türkiye

 

Diğer yandan maalesef, Ortadoğu’da, Balkanlar’da, Orta Asya’da, Uzak Doğu’da problemler var. Müslümanlar, Türkler, akrabalar, komşular olumsuz etkileniyor. Dünya Kıyametin kopmasını isteyen ve bekleyen şeytanla işbirliği yapmış ruhsuzların kontrolünde. Bunlara şu an itibari ile dur deyip ayar verebilecek tek bir ülke var o da Türkiye Cumhuriyeti. Ancak Türkiye eğer içerde güçlü olursa dış politikada etkili olabilir. Türkiye,  ekonomisi, siyasi zekâsı ve askeri gücü ile Kudüs’e, Suriye’ye, Irak’a Filistin’e, Doğu Türkistan’a, Balkanlar’a huzur ve barış getirebilir. Tabiki her şey Allah’ın elinde. Yanlış söylemek ve yapmaktan Allah’a sığınırım ama birileri Kıyameti istedikleri kadar erkene almaya çalışsınlar sebep dairesinde, Türkiye bunu stabil hale çevirebilecek, bildiğim tek ülkedir inşallah.

 

 

Samimiyetin ve güvenin geri kazanılması

 

Ben burada hamasi laflarla sizleri etkilemek amacında değilim. Hele hele dışarıda denge olsun diye ne olursa olsun içeride körü körüne destek verilsin de demiyorum. Başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere devlet büyüklerimizin bir an önce siyasete ve hükümetin siyasi mevcudiyetine eskiden var olan güven, ilgi ve sevginin tekrar kazanılması için gerekeni yapmalarını önemle rica ediyorum. Eleştirmek haddime düşmez. Lütfen bana kimse kızmasın. Zaman, kızmak, darılmak ya da siyaset yapmak zamanı değildir. İstiklal şairimiz Mehmet Akif’in hemşerileri Arnavutlar için söylediği şu manalı mısraları üstümüze alınıp bir kere daha okumanızı ve düşünmenizi isterim:

…Veriniz baş başa; zira sonu hüsran-ı mübin, Ne hükûmet kalıyor ortada, billahi ne din!
Medeniyyet size çoktan beridir diş biliyor; Evvela parçalamak, sonra da yutmak diliyor.
Arnavutlar size ibret olacakken hâlâ, Ne bu şûride (bulanık) siyaset, ne bu fasid (bozuk) dava…

 

 

İşi ehline verin

 

Ama böylesine mühim ve son derece önemli bir zamanda, eğer Türkiye’ye böylesine kutsal ve önemli bir görev düşüyorsa, bu iş sadece milletten destek istemekle olmaz, milletin destek vermesi için güvenin ve inancın güçlendirilmesi gerekir. Tabiki vatandaşlar olarak birlik olacağız ve devlete sahip çıkacağız ama önce vatandaşın siyasi kuruma inanması ve güvenmesi gerekir. Ülkede yaşananlardan ders alıp bir an önce muhasebe yapmak zorundayız. Bakın hep yazıyor ve söylüyoruz. Bu iş samimi dava insanları ile olur. Ülke yönetiminde denge insan faktörüdür. İşi ehline vermezsek, liyakat ihmal edilirse, siyasette başarısızlık başlar, sağlıkta şikâyetler artar, hasta yakınları doktorlara saldırır,  ekonomide sıkıntı yaşanır, insanlar kendini yakar, yerelde alt yapı biter, belediyeler çalışmaz, depremler daha yıkıcı olur, üretim düşer işsizlik artar, körlük ve metal yorgunluğu başlar,   seçim kaybedilir ama daha önemlisi Allah’ın önemli bir emri olan “İşi ehline veriniz” e muhalefet olursunuz ki bütün sıkıntı ve belalar ardı sıra gelir.

 

Cevap bekleyen çok önemli bir soru

 

İstediğiniz kadar bana kızın. Vallahi billahi de çok önemli bir konuya parmak basıyorum. Hükümette, siyasette, bürokraside, yanlış insanları doğruları ile değiştirmezseniz sonuç iç açıcı olmayacak. Cevap bekleyen çok önemli bir soru var. Yarın veya belki yarından da yakın bir zamanda seçim olduğunda sahaya kim çıkacak? Mutlaka piyasa araştırması yapılıyordur. Halk eski halk, vatandaş eski vatandaş değil. Siyasete küsen, siyasete güveni azalan, beklentisi kalmamış insanlar var bunları kim ikna edecek. Küskünleri ve kızgınları kim ve nasıl kazanacak? Bakın bu çok önemli bir soru ve sorundur. Mutlaka bir an önce çözülmesi gerekir. Beka mı? 2023 mü? Kudüs mü? Suriye mi? Hepsi önce bu sorunun cevabını arıyor. Bu sorunu ancak isterse Reis köklü değişiklikler yaparak çözebilir. Umudumuz ondadır.

 

Rifat Sait

24.Dönem İzmir milletvekili

BASAM (Balkan Stratejik Araştırmalar Merkezi) Başkanı

rifatsait@gmail.com


PAYLAŞ

Yazara Ait Diğer Makaleler

18.06.2020 Anketler doğruysa...

06.06.2020 Beşiktaş, artık asıl renkleri olan Kırmızı-Beyaz’a dönmelidir

20.05.2020 Siyasi mutabakat erdemliktir

10.05.2020 Rakamlar yalan söylemez Ama doğru olanı kullanırsanız

04.05.2020 Devlet ve milletin zor sınavı

19.04.2020 YEREL VE BÖLGESEL MEDYA ALARM VERİYOR ACİLEN DESTEKLENMELİDİR

14.04.2020 Hadi artık, olumlu olalım

23.03.2020 Neler gördük neler

22.03.2020 2020 ve Astroloji

02.03.2020 Suriye’den Balkanlara

08.02.2020 KOSOVA

27.01.2020 Deprem’de kehanetler ve erken teşhis değil ....

08.01.2020 AK Parti’ye en büyük zararı veren nedir, biliyor musunuz?

01.01.2020 2020’nin ilk makalesi

16.12.2019 Bir dahaki sefere kazanmak için bilinmesi gereken 2 şey

04.12.2019 Cahil misin be adam!

18.11.2019 Balkanlarda ve Ortadoğu’da....

10.11.2019 Sigaranın sağlık ve siyasi yönden zararları

28.10.2019 Düşmanlarla diplomasi

14.10.2019 BASIN AÇIKLAMASINA DAVET

23.09.2019 Balkanlar’da bizim olmamız lazım

09.09.2019 Türk Diplomasisinin Soft Power’ları

10.08.2019 Susurluk ayranını özleyeceğim

04.08.2019 Doğruları söyle (yeme) mek

02.08.2019 SİYASETTE ÖMER (RA) GİBİ HARBİ VE HASBİ OLMAK

24.06.2019 Balkanlar yine karışık

27.05.2019 ABD, TÜRKİYE’Yİ ABLUKAYA MI ALIYOR?

17.05.2019 İstanbul Seçimleri üzerine manifesto

11.05.2019 Erken Seçim olur mu?

22.04.2019 Tünelden önceki son çıkış

11.03.2019 Güle güle Yusuf Sait

05.02.2019 Önce iğneyi kendine sonra çuvaldızı başkasına

17.01.2019 MHP ile ittifak tamam, diğerleri ile ne zaman?

02.12.2018 KOSOVA’DAN İZLENİMLER

15.11.2018 AK Parti ve Balkan seçmenlerinin üç farklı ilde üç farklı tercihi: “İzmir, İstanbul ve Bursa “

14.11.2018 Siyasette "Demografik Mukarenet" olmazsa kaybedebilirsiniz

30.10.2018 TÜRK EKONOMİSİ İÇİN FIRSAT: “BALKAN PAZARI”

23.10.2018 CHP’nin kesinleşen HDP ile ittifakına karşı, AK Parti’de Balkan ittifakının şimdi tam zamanıdır

09.10.2018 SORULAR VE CEVAPLAR

21.09.2018 Siyasi kefaletin bedeli

17.09.2018 Yanlış yerel, Erken genel

25.08.2018 AK PARTİ AÇISINDAN YEREL SEÇİM ANALİZİ VE İZMİR’İN DURUMU

12.08.2018 Bu savaşa hazır mıyız?

18.07.2018 HER ŞERDE BİR HAYIR VARDIR

14.07.2018 TAYYİP BEYİN SÖYLEDİKLERİNİ ŞÖYLE ANLADIM

01.07.2018 Zafer’in mesajını almak ve uygulamak

12.06.2018 En son kritik seçim uyarıları

07.05.2018 24 Haziran seçimlerinde iki farklı sonuç olabilir mi?

30.04.2018 CUMHURBAŞKANIMIZIN MESAJLARINI ALIYOR MUYUZ?

21.04.2018 Türkiye-Rusya arasındaki sıcak ilişkiler

09.04.2018 Feto’nun Balkanlardaki durumu ve Kosova örneği

26.02.2018 Yunanistan'a dikkat etmek

12.02.2018 Düğün gecesi ağlanır mı?

06.02.2018 Trump’ın kondisyonu yeter mi?

29.01.2018 Bütün bunlar gerçek mi, yoksa kıyamet mi geliyor?

21.01.2018 Türkiye’nin müdafaadan taarruz stratejisine geçişi

15.01.2018 2019'un farkında mısınız?

09.01.2018 Kosova’nın ilacı Türkiye’dir

25.12.2017 Cumhurbaşkanımızı halkın sevgisinden korumak

11.12.2017 Lozan’ın Yunanistan tarafı ve Balkan paradoksu

22.11.2017 “Srebrenisa canavarı Mladiç de sözde intihar mı edecek yoksa gerçek cezasını çekecek mi?”

20.11.2017 Senaryolar ve Erdoğan’dan şüphelenmek

13.11.2017 METAL YORGUNLUĞU

29.10.2017 En iyisi varken

26.10.2017 Balkan muhacirlerini kazanmak

01.10.2017 100 yıl önce Balkanlar 100 yıl sonra Orta Doğu

23.09.2017 Korkusuz ve çıkarsız sevmek doğruları söyleyebilmekten geçer

11.09.2017 Yaklaşan Kıyametin ortasındaki Türkiye


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor