ANA SAYFA > Yazarlar > Rifat Sait > Balkanlar’da bizim olmamız lazım

Balkanlar’da bizim olmamız lazım

RifatSait
Sosyal Medya :
23 Eylül 2019, Pazartesi 12:08
1344 kez okundu

 

 

 

 

 

Rifat Sait

AK Parti 24.Dönem İzmir milletvekili

BASAM (Balkan Stratejik Araştırmalar Merkezi) Başkanı

 

Son dönemde ülkemizdeki siyasetin dengelerini ekonomi çok ciddi etkiliyor. Hükümetin 18 yıllık başarısını yaşanan bu ekonomik olumsuzluklar gölgeledi. Buzdolabındaki veya tenceredeki boşluk diğer tüm başarıları unutturabiliyor. Piyasadaki kredi ve likidite talebi aslında mevcut iç pazarın hareketsizliğine bağlı. Bu olay işsizlik oranlarını da aynı şekilde olumsuz etkiliyor. Pazar durunca iş olmuyor, iş olmayınca işçi çıkartılıyor. Bu kısır döngü diğer olumsuzluklarla birlikte maalesef artan oranda devam ediyor.

Sizlere huzur ve zenginliğin ve hatta başarılı siyasetin yolunun başarılı ticaretten geçtiğini hatırlatmak isterim. Bu kural hem aileler için hem de devletler için geçerlidir. Türkiye’de yaşanan bu ekonomik sıkıntı uluslarası ticarette açılacak yeni pazarlarla çözülebilir. Öyle ki; şu anda artan oranda olumsuz kısır döngü tam terine bu sefer artan oranda pozitif katma değer dönüşler sağlayabilir. Başarılı bir dış ticaret hamlesi ile Türkiye’deki siyaseti de olumlu yönde etkilenir. Bunun için sihirbazlık yapmaya gerek yok. Çözüm uzakta değil. Sadece hemen dibimizdeki 80 Milyonluk Balkan ülkeleri pazarını keşfetmemiz veya tekrar hatırlamamız lazım.

Aslında Balkanlardaki Türk yatırımları boş değil. Gelecek için ümit veriyor. Örneğin, Türk müteahhitleri, Balkanlarda 350 kadar proje ile yaklaşık 10 milyar dolar iş hacmine yaklaşmış durumdalar.  Balkan ülkeleri içinde AB üyesi olan ülkeler olduğunu hatırlatmak isterim.  Huzur ve zenginliğin ve hatta başarılı siyasetin yolunun ticaretten geçtiğini hatırlatmak isterim

Son 16 yılda, Türkiye ile Balkan ülkeleri arasındaki dış ticaret hacminin, 3,5 milyar dolardan, 20 milyar dolara çıktığını görüyoruz. Oysa  Balkanlarda 50 Milyar dolarlık bir dış ticaret hacminden söz ediliyor. Hedefin üçte birine dahi ulaşamamış durumdayız. Bugüne baktığımızda Romanya ile 5-6 Milyar Dolar, Bulgaristan 4 Milyar dolar,  Yunanistan ile 3,5 Milyar Dolar dış ticaret yapıyoruz. Bunlar maalesef Ufak tefek rakamlar. Bu üç ülke de Avrupa Birliği ülkesi.

Geçen haftaki yazımda Türkiye’nin soft power’larından   (Yumuşak Güçleri) bahsetmiştik. TİKA, Yunus Emre Enstitüsü, YTB, Maarif vakfı… Bunların da Türkiye’nin Balkanlardaki ticari gücüne ilave güç kazandırdıklarını biliyoruz. Bu avantajı iyi kullanmak lazım.

 

Diğer yandan AB de Balkanlara çok iştahlı bakıyor. Bakmakla kalmıyor bizzat iş kovalıyor. Avrupa Birliği'nin genişleme konusunu Brexit nedeniyle rafa kaldırmış olması ve bunun yanı sıra yaşadığı borç ve göçmen krizlerinin etkileri yüzünden Balkanlar, AB ile Türkiye arasında etki yarışının yaşandığı bir saha haline geliyor. Bu tabloda Rusya ile Çin de kendi etkilerini güçlendirmeye çalışıyorlar. Geçen sene Arnavutluk’a giderken bindiğim THY uçağının yarısından fazlası Çinli idi. Çinliler, Arnavutluk’ta bir mahalle kurmuşlar.

Türkiye Cumhuriyeti, yatırım teşvik sistemiyle yatırım yapmak isteyen değerli yatırımcılara pek çok fırsatlar sunuyor, bunu bilmek ve özellikle Balkanlarda kullanmak lazım. Diğer yandan Balkan ülkeleri üzerinden reexport yaptığınızda ülkemize uygulanan bazı ABD kotalarını da aşabiliyorsunuz. Zira mesela ABD, Kosova’ya böyle kotalar uygulamıyor. Türk yatırımcının Kosova menşeli ürünler üretmesi avantaj olabilir. Kaldı ki uzuzn süredir bekleyen Türkiye ile Kosova arasında imzalanan Serbest Ticaret anlaşması Kosova Cumhurbaşkanı Haşim Taçi’nin geçenlerde imzalayıp onaylamasıyla devreye girdi. Bunu çok iyi değerlendirmek gerekiyor. Zira Kosova aynı anda Sırbistan ve Bosna- Hersek’e gümrük vergilerini artırarak adeta Türkiye’ye buyur dedi. Türk yatırımcıları hala ne bekliyorlar bilmiyorum.

 

Sadece Kosova değil ki. Mesela küçük bir Sırp kasabası olan Krupanj'ın belediye başkanı Ivan Isailovic yakında bölgesi içi yatırımcı aramaya çıkacak ama gideceği yön Münih veya Paris değil, İstanbul. Neden çünkü Türkiye’yi daha akılcı ve yakın buluyor. Bakınız son bir yılda Sırbistan'da 20 Türk fabrikası ya faaliyete geçti ya da inşaatı sürüyor.

Avrupa Birliği ve birçok uluslarası kuruluş Balkanlardaki yapılanmayı, alt yapı çalışmalarını ve STK’larını destekliyor. Balkan ülkelerindeki pek çok ihaleye Avrupa veya Amerika’dan destek var. Bunu bilmek ve takip etmek önemli.

Kısaca diyoruz ki; Türkiye’nin ekonomik sorununa çözüm Balkanlarda. Avrupa Birliği, ABD, Çin ve Rusya bunu biliyor harekete geçmişler. Oysa bizim Balkanlarda onlardan çok daha fazla avantajımız ve hakkımız var. Onlar değil bizim Balkanlarda olmamız lazım.


PAYLAŞ

Yazara Ait Diğer Makaleler

14.10.2019 BASIN AÇIKLAMASINA DAVET

09.09.2019 Türk Diplomasisinin Soft Power’ları

10.08.2019 Susurluk ayranını özleyeceğim

04.08.2019 Doğruları söyle (yeme) mek

02.08.2019 SİYASETTE ÖMER (RA) GİBİ HARBİ VE HASBİ OLMAK

24.06.2019 Balkanlar yine karışık

27.05.2019 ABD, TÜRKİYE’Yİ ABLUKAYA MI ALIYOR?

17.05.2019 İstanbul Seçimleri üzerine manifesto

11.05.2019 Erken Seçim olur mu?

22.04.2019 Tünelden önceki son çıkış

11.03.2019 Güle güle Yusuf Sait

05.02.2019 Önce iğneyi kendine sonra çuvaldızı başkasına

17.01.2019 MHP ile ittifak tamam, diğerleri ile ne zaman?

02.12.2018 KOSOVA’DAN İZLENİMLER

15.11.2018 AK Parti ve Balkan seçmenlerinin üç farklı ilde üç farklı tercihi: “İzmir, İstanbul ve Bursa “

14.11.2018 Siyasette "Demografik Mukarenet" olmazsa kaybedebilirsiniz

30.10.2018 TÜRK EKONOMİSİ İÇİN FIRSAT: “BALKAN PAZARI”

23.10.2018 CHP’nin kesinleşen HDP ile ittifakına karşı, AK Parti’de Balkan ittifakının şimdi tam zamanıdır

09.10.2018 SORULAR VE CEVAPLAR

21.09.2018 Siyasi kefaletin bedeli

17.09.2018 Yanlış yerel, Erken genel

25.08.2018 AK PARTİ AÇISINDAN YEREL SEÇİM ANALİZİ VE İZMİR’İN DURUMU

12.08.2018 Bu savaşa hazır mıyız?

18.07.2018 HER ŞERDE BİR HAYIR VARDIR

14.07.2018 TAYYİP BEYİN SÖYLEDİKLERİNİ ŞÖYLE ANLADIM

01.07.2018 Zafer’in mesajını almak ve uygulamak

12.06.2018 En son kritik seçim uyarıları

07.05.2018 24 Haziran seçimlerinde iki farklı sonuç olabilir mi?

30.04.2018 CUMHURBAŞKANIMIZIN MESAJLARINI ALIYOR MUYUZ?

21.04.2018 Türkiye-Rusya arasındaki sıcak ilişkiler

09.04.2018 Feto’nun Balkanlardaki durumu ve Kosova örneği

26.02.2018 Yunanistan'a dikkat etmek

12.02.2018 Düğün gecesi ağlanır mı?

06.02.2018 Trump’ın kondisyonu yeter mi?

29.01.2018 Bütün bunlar gerçek mi, yoksa kıyamet mi geliyor?

21.01.2018 Türkiye’nin müdafaadan taarruz stratejisine geçişi

15.01.2018 2019'un farkında mısınız?

09.01.2018 Kosova’nın ilacı Türkiye’dir

25.12.2017 Cumhurbaşkanımızı halkın sevgisinden korumak

11.12.2017 Lozan’ın Yunanistan tarafı ve Balkan paradoksu

22.11.2017 “Srebrenisa canavarı Mladiç de sözde intihar mı edecek yoksa gerçek cezasını çekecek mi?”

20.11.2017 Senaryolar ve Erdoğan’dan şüphelenmek

13.11.2017 METAL YORGUNLUĞU

29.10.2017 En iyisi varken

26.10.2017 Balkan muhacirlerini kazanmak

01.10.2017 100 yıl önce Balkanlar 100 yıl sonra Orta Doğu

23.09.2017 Korkusuz ve çıkarsız sevmek doğruları söyleyebilmekten geçer

11.09.2017 Yaklaşan Kıyametin ortasındaki Türkiye


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor