ANA SAYFA > Yazarlar > Onur Gündüz > Millet-i Sadıka’dan; Ermeni Sorununa

Millet-i Sadıka’dan; Ermeni Sorununa

OnurGündüz
Sosyal Medya :
25 Nisan 2018, Çarşamba 14:51
1042 kez okundu

 

 

 

 

 

1987 yılında Avrupa parlamentosunun 1915 olaylarını soykırım olarak nitelendirmesinden sonra Ermeni lobilerinin baskı ve talepleri doğrultusunda birçok uluslararası makam yaşanan olayı soykırım ya da biraz yumuşatarak felaket olarak nitelendirmektedir.

 

Yapılan bu lobicilik faaliyetlerinin neticesinde alınan siyasi kararlar; bir gerçeği ortaya çıkarmaktan ziyade mesnetsizce üzerimize isnat ettirilmeye çalışılan bir soykırım yalanının varlığına zemin hazırlamaktadır.

 

Girişimlerden maksat bir gerçeği ortaya çıkarmak olsaydı siyasi makamlar üzerinde yapılan bu baskılar daha ziyade tarihçiler ve siyaset bilimciler üzerine yönelik yapılırdı.

 

2000'li yıllar itibariyle mevcut Cumhurbaşkanımız ve hükümetimiz komşularla sıfır sorun politikası uyarınca sulh ortamının yaratılması adına birçok adım atmıştır.

 

Tarihçilerle birlikte bu sorunun araştırılması konusunda arşivlerin açılacağı ve bizlerin neticesine razı olacağımızı beyan etmemize rağmen Ermenilerin sorunun çözümüne yönelik yaklaşımı aslında samimiyetsizliği gözler önüne sermekteydi,

 

Ne var ki her 24 Nisan konuşmalarında siyasi kararlar alınmasın diye çabalarımız beyhude bir çabanın ötesine ulaşamıyor.

 

Nitekim söylemler bizleri üzücü olmasa da memnun edici de olamıyor.

 

Çözüm ortamı oluşturulmadığı sürece bir kısır döngü içerisinde bu minvalde siyasi kararlar alınmaya devam edecektir.

 

24 Nisan açıklamaları bir kez daha ABD hükümeti için Büyük Felaket Fransızlar için Soykırım olarak seslendirildi.

 

Peki bu yönde yapılan söylemler uluslararası hukukta ne anlam ifade ediyor?

 

Cevabı çok açık koca bir; HİÇ.

 

Hukuk gerçeklik üzerine kurulmuştur, belge ve bilgiler üzerinden gerçekler varlık bulacaktır.

 

Esasen sözde soykırım söylemlerini lehimize döndürebiliriz.

 

Arşivleri uluslararası kuruluşlara açarak bu ithamlardan kurtulmanın yolu açılmalıdır. Neticesinde alınan siyasi kararlar kendi içinde eriyip yok olacaktır.

 

Siyasi olarak haklı olduğu en azından haklılığını ispat için çırpındığı bir konuda yalnız bırakılan Türk milleti; üzerine isnat edilen sözde soykırım yakıştırmasından kendi çalışmalarıyla kurtulacak ve başta ABD, Rusya, Fransa ve Almanya gibi insanlık suçları konusunda karanlık bir tarihe sahip olan ulusların bu açık ihanetini unutmayacak, unutturmayacaktır.

 

Hiç bir hukuki ve tarihsel temellendirilmesi olmayan bu ithamlar Türk milleti tarafından oluşturulacak uluslararası alanda ün yapmış tarihçiler komisyonu ile araştırılmalı ve tüm dünyaya araştırmaların neticesi rapor edilmelidir.

 

Ayrıca araştırmaların sonucu gerekirse; Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından farklı dillerde çekilecek bir sinema filmi veya belgesel benzeri bir çalışma ile dünya milletlerine servis edilmelidir.

 

Yapılacaklar bununla sınırlı kalmamalı madem bu diaspora faaliyeti bu kadar etkili, uluslararası bürokratlarımızca çeşitli ülkelerde konferanslar, sempozyumlar ve çalıştaylar düzenlenmeli ve tarihçilerimizin ulaştığı sonuçlar kamuoyuyla bir kez daha paylaşılmalıdır...

 

Sonuç olarak Osmanlı’nın millet-i sadıkasının kanının akmasının tek sorumlusu onları boş vaatler ile kandıran başta Ruslar ve itilaf unsurlarının kendileridir.

 

1915'ler de soykırım ya da bir felaket aranıyorsa bu 7 düvel'i Çanakkale'ye toplayan bir millete yaşam hakkı tanımayan zihniyette aranmalıdır...

 

Yaşam sürdüğü her ortamda gaza şuuruyla hareket etmesine karşın; Mazluma umut zalime yavuz olan ceddimiz Osmanlı'nın böylesi ifadelerle aşağılanması kabul edilebilir bir durum değil.

 

Tarihsel olaylar yaşanılan dönemin şartları ile değerlendirildiği takdirde çok daha uygun neticeleri gözler önüne serecektir.

 

Bizlerin tarihinde utanılacak bizleri rahatsız edecek herhangi bir durum çıkması söz konusu değildir.

 

Milletine sadık dediğimiz Ermeniler yüz yıllardır birlikte yaşadığı dedelerinin kardeşlik ve dostluk bağlarını güçlendirdiği topluma karşı hareket ederek ve üstelik dönemin koşullarında savaş suçu işleyerek; katliamlarda en önde yer alarak tarihe kara bir leke olarak not edilmişlerdir.

 

Tüm bunlara karşılık Osmanlı Hükümeti tarafından Ermeniler tehcir kararı ile güvence altına alınmak istenmiştir.

 

Zamanın çetin koşulları ise yaptıkları zulümlerin ve başkaldırının diyeti olarak bir bir karşılık bulmuştur…

 

İstenecek bir durum olmamasına karşın bir dram ortaya çıkmıştır ancak bu siyasetçilerin popülist açıklamalarına konu olamayacak kadar hassas bir konudur.

 

Elbette masum insanlarda zarar görmüştür zamanın koşullarında buna engel olmanın zorluğu da yadsınamayacak bir gerçektir.

 

Ancak mevcut savaş ortamının varlığı yalnız acı çekenlerin Ermeniler olmadığının tüm Osmanlı tebaası olduğunun en keskin kanıtıdır.


PAYLAŞ

Yazara Ait Diğer Makaleler


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

Anket

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

    Takımlar O G B M Av P
1 Galatasaray 34 24 3 7 42 75
2 Fenerbahçe 34 21 9 4 42 72
3 İstanbul Başakşehir 34 22 6 6 28 72
4 Beşiktaş 34 21 8 5 39 71
5 Trabzonspor 34 15 10 9 12 55
6 Göztepe 34 13 10 11 -1 49
7 Demir Grup Sivasspor 34 14 7 13 -8 49
8 Kasımpaşa 34 13 7 14 -1 46
9 Kayserispor 34 12 8 14 -11 44
10 Yeni Malatyaspor 34 11 10 13 -7 43
11 Akhisarspor 34 11 9 14 -9 42
12 Aytemiz Alanyaspor 34 11 7 16 -4 40
13 Bursaspor 34 11 6 17 -5 39
14 Antalyaspor 34 10 8 16 -19 38
15 Atiker Konyaspor 34 9 9 16 -4 36
16 Osmanlıspor FK 34 8 9 17 -11 33
17 Gençlerbirliği 34 8 9 17 -17 33
18 Karabükspor 34 3 3 28 -66 12
Şampiyonlar Ligi
UEFA
Alt Lig

Namaz Vakitleri

İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı