ANA SAYFA > Yazarlar > İmbat MUĞLU > SAVAŞIN ÇOCUKLARI

SAVAŞIN ÇOCUKLARI

İmbatMUĞLU
Sosyal Medya :
09 Nisan 2020, Perşembe 14:54
2204 kez okundu

 

 

 

 

 

                                      ‘Sen ağlama çocuk

              Seni ağlatanlar ömür boyu ağlasın...

     Cehennem ateşleri yüreklerini dağlasın…’

 

402 yıl boyunca  Osmanlı'nın barış, huzur ve adalet getirdiği Suriye bir çok medeniyete beşik olmuş, bağrından alimler, evliyalar çıkarmış, mazluma kucak açıp muhacirler ağırlamış. Osmanlıdan ayrıldıktan sonra  zenginlikleri ve petrol yatakları gasp edilmiş, insanları önce Siyonist devletler tarafından sonra yöneticileri tarafından köleleştirilmiş, ve  topraklarına yaklaşık bir asırdır hastalık, terör, ölüm, kan ve nifak tohumları ekilmekte. Şimdilerde ise  Esad ve destekçilerinin bombaları ile kan gölüne dönmüş durumda...

 

Dünyanın gözünü kapatıp kulağını tıkadığı sadece seyirci olarak baktığı bu coğrafyada katliam yıllardır katlanarak devam ediyor. Suriye'de 10 yıldır devam eden iç savaşta yüz binlerce insan hayatını kaybetti. Milyonlarca Suriyeli evsiz,  vatansız kaldı.Savaşın başladığı ilk günlerden itibaren bu acılara sahada, kah Suriye topraklarında, kah sınırın sıfır noktasında birebir şahitlik ettim.Keşke bu acılar yaşanmasaydı da  bende bu gözlerle küçük bedenden kopan uzuvları görmemiş, kanlar içinde çığlık çığlığa olan çocukların sesini duymamış olsaydım.

 

Ama duydum ve gördüm o acıyı beynimde,bedenimde hissettim. O halde sesi,gözü olunmalı bu mazlumların. Hz.Peygamberimiz (s.a.v.) öyle buyurdu; "Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır."  Savaşın içinde yaşayan bu çocuklar için cümleler kurmak, onları anlatmak hiç de kolay değil. Onlar onca acıyı, üzüntüyü, zulme karşı feryadı içinde tutarak gülümsemeye çalışan varlıklar .Peki  nasıl anlatabilirsin yada  hangi duygu ile yazabilirsin bu insani dramı. Ölümün kol gezdiği yangın yerine dönüşmüş Suriye’de  savaşın en ağır bedelini her saniye, dakika  çocuklar ödüyor.

 

Suriye topraklarına her gittiğimde, çocukların sadece yürek parçalayıcı gözyaşları olan küçük insanlar olmadıklarını fark etmeye başladım ve şunu anladım kısacık ömürlerine yeryüzünde yaşanacak en büyük acılarını nasılda sığdırmışlardı  bedenlerine. Aslında büyümüş de küçülmüş koca yürekli insanlar olduğunu gördüm onların.

 

Kendi halkını katleden katil Esad’ın iç savaşında en çok etkilenenler de onlar oldu. Suriyeli çocuklar da  dünyada ki her  çocuk gibi nerede, ne zaman, nasıl dünyaya geleceğini seçemedi, doğduktan sonra da aslında ne ebeveynleri nede kendilerinin seçme hakkını kullanma şansları olamadı. Çünkü bombardımandan küçük bedenlerini koruyamadılar, bir çoğu can verdi yatağında, parkta, sokakta.

 

Bombadan kaçanlar, göç yoluna düşenler yolda kurşuna ve kimyasal silaha denk geldi veya açlıktan öldüler yada soğuktan dondular. Dedim ya yeryüzünde doğan her çocuk eşit haklara sahipken maalesef bu Suriyeli ve Suriye ile aynı kaderi paylaşan ülkelerin çocukları için geçerli değildi. Onların  payına ölüm, açlık ve savaş düşmüştü. Doğan her çocuğun eşit hakları olduğu gibi düşleri de aslında her coğrafyada  hep aynı; oyun oynamak,koşmak,eğlenmek,dondurma yemek,uçurtma uçurmak, bisiklete binmek,parka gitmek gibi…

 

Ama Suriyeli çocuklar düş kurmaya zaman bulamadığı için sadece hayatta kalabilmeyi düşünürler. Çünkü onların parkları, sokakları, evleri ve  en önemlisi hayatları yıkık ve dökük. Henüz oyun çağındaki yüz binlerce çocuk yaşıtları gibi sokaklarda doyasıya koşmak, parklarda oynamak, okula gitmek yerine daha küçük yaşta savaşın korkunç yüzüyle tanıştı. Kalem tutması gereken eller kendi boylarından büyük  silahın soğuk demirini kavradı.

 

Bir çoğu zorla çocuk asker yapılarak elleri oyuncak değil, silah görüyor. Misket yerine mermilerle oynuyorlar ve yaşıtları normal koşullarda topun arkasından koştururken, onlar mayın tarlalarında adım adım ölüme doğru koşuyorlar. İstemeseler de her biri acının gönülsüz hamalları oldular. Kısa bir süre önce UNICEF, ‘’Suriye'de her on saatte bir çocuğun yaşamını yitirdiğini ve 2 milyon 800 bin Suriyeli çocuğun okula gidemediğini’’ açıklamıştı. Oysa ki çocuklara ölmek değil, gülmek yakışır yerkürenin her metrekaresinde….

 

Ölmek bazen kurtuluş olmuştu onlara, çünkü kanlı savaşta katil sürüleri küçük yaştaki çocuklara çok ağır işkenceler yapıyordu. Savaşın üzerinden yıllar geçmesine rağmen, halen milyonlarca çocuk açlık, korku içinde yaşıyor ve birçoğu da kuşatma altındaki bölgelerde ıstırap içinde hayatını sürdürüyor. Yüz binlerce çocuk savaşta öldürüldü ve halen öldürülüyor, açlıktan, soğuktan, sefaletten ve bulaşıcı hastalıklardan ölenler hariç. Ölen ve sakat kalan çocukların sayısı her an artıyor ve bununla birlikte çocukluğun kendisi tahrip ediliyor, yok oluyor.

 

Hatırlarsanız kısa bir süre önce Türkiye’nin ekranlarında İdlib Atme çadır kampında yaşayan Suriyeli Mahmud muhabirin sormuş olduğu "Ceketin Nerede" sorusuna ‘’çeketim yok,babam öldükten sonra kimse bana çeket almıyor’’ cevabıyla yürekleri burkmuştu. Ekranlarda gören milyonların yüreği acıdı, gözlerinde yaşlar aktı ve bu çocuğa ulaşıp yardım etmek istedi bir çoğu. Mahmud’un dramı sadece milyonda bir çocuğun yaşam hikayesi. Peki diğerlerin durumu farklı mı? Değil tabiî.

 

Bir kaç örnek de ben yazayım;  7 yaşındaki Suriyeli Yusuf’un hayali diğer çocuklar gibi bir bisiklet, pahalı bir oyuncak değil... ‘Suriyeli Yusuf, büyüdüğünde ihtiyaç sahiplerine yardım edebilecek kadar zengin olmayı hayal ediyor. Büyüyünce bembeyaz kıyafetler giyip fakirlere para dağıtacağım’ diyor. Ölümden kaçan sekiz yaşındaki Baraa, şunu söylüyor: "Okuma-yazmayı öğrenmek yerine bütün silahların türlerini öğrendim. Mermilerin, iz mermilerinin ve plastik mermilerin isimlerini biliyorum."diyerek savaşın kirli yüzünü bizlere bir kez daha hatırlatıyor. 9 yaşındaki Meryem ise  "Beşar Esad'ın iktidarda kalmak istemesi için neden benim bacağımı kaybetmek zorunda olduğumu anlamıyorum’’diyor.

 

Suriyeli kimi çocuklar ise ölmüş ebeveynlerine selam söylüyor, ölmüş babasının geleceğini ve en sevdiği oyuncağı alacağını umutla bekliyor, kimisi de ölmüş babaya ‘seni çok seviyorum özledim gel baba’ diyor ve ekliyor  ‘kardeşimi de annemi de al gel unutmayasın ha’ diye haykırıyor barışa,huzura,umuda ve gelecek güzel günlere hasretle.Savaş çocuklardan çocukluğunu,rüyalarını,geleceğe dair umutlarını,oyuncaklarını,sıcacık bir yatağı ve anne kucağını götürdü. Kısacası tüm hayallerini yıktı bir daha onarmamak üzere.

 

Hepsinin geleceğe dair hayalleri, umutları vardı, ama hiç biri gerçekleşemedi hepsi ölümle bir anda yıkıldı.Yaşasalardı kimi adalet,hak,hukuk için okuyup hakim olacaktı,kimi insanların hayatlarını kurtarmak için doktor, kimisi savaşsız bir ülkede yeni nesiller yetiştirmek için öğretmen olacaktı.Ölümden kurtulanlar ise savaşın gölgesinde korkunun ve ölümün değil barışın gölgesinde  huzurun ve mutluluğun resmini çizmek istiyorlar.

 

Onlar savaşın çocukları! kan ve barut kokusuyla geçen o günlerin bitmesini,aydınlık gelecek günlerinin olmasını istiyorlar.Suriyeli her çocuk ülkelerinde savaşın bir an önce bitmesini ve savaşlarda artık çocukların ölmemesini,yaşanan katliama  göz yumulmamasını ve dünya ülkelerinin barışın getirilmesi için çaba göstermesini istiyorlar.’Ah güneş gözlü çocuklar, gökyüzünüze ambargo koyan güneşinizi söndürenler cehennemde azabı çekecekler... Yüce Allah, mazlumları gözü yaşlı bırakmayacak, herkese hak ettiğini zerre haksızlık yapmadan tastamam verecektir.’

     Dr.İmbat MUĞLU


PAYLAŞ

Yazara Ait Diğer Makaleler

30.05.2020 ŞEHİDİM

27.05.2020 KARA LEKENİN 60.YILI

25.05.2020 ÇOCUKLAR ÖLMESİN

16.05.2020 MİLLİ ve YERLİ TARIM DEVRİ

11.05.2020 İNCİ TANEM

08.05.2020 BABAMI ÖZLÜYORUM

01.05.2020 KUT’ÜL AMARE ZAFERİ

25.04.2020 ATAM

19.04.2020 NUSRA CEPHESİ

16.04.2020 KORONAVİRÜS DENKLEMİ

14.04.2020 SURİYELİ ÇOCUKLAR

04.04.2020 SURİYE SAVAŞI KORONAVİRÜSÜ’NE YENİK Mİ DÜŞECEK?

01.04.2020 COVID-19 DÜNYAMIZI YENİDEN ŞEKİLLENDİRECEK

30.03.2020 TERÖRİST BAŞI ÖCALAN’IN İSLAM DÜŞMANLIĞI

25.03.2020 TÜRKİYE’SİZ BİR LİBYA SURİYE OLUR

22.03.2020 KORONAVİRÜS BİR BİYO-TERÖR ARACI MI?

22.02.2020 HER ŞEY SURİYE’NİN GELECEĞİ İÇİN

01.02.2020 İDLİB DÜŞERSE, DEVRİM HAREKETİ DÜŞER

07.01.2020 Kasım Süleymani’nin Öldürülmesin Arkasındaki Sır Perdesi

26.12.2019 ASALA ve PKK ‘NIN İŞBİRLİĞİ

04.12.2019 PKK İSLAM DÜŞMANIDIR...

02.12.2019 Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî ve Şeb-i Arûs

17.11.2019 Sahi siz hiç ŞEHİT oldunuz mu?

08.11.2019 “Enerji Kimlik Belgesi”

27.10.2019 CUMHURİYET

23.10.2019 SOÇİ MUTABAKATI

16.10.2019 SURİYE’NİN YARINI

09.10.2019 EY FIRAT

23.09.2019 TARİHE İZ BIRAKAN “AKSAÇLI”

23.09.2019 DÜNYA TEKNOFEST’TE

17.09.2019 Suriye’nin Birliği İçin Üçlü Zirve

09.09.2019 ACININ DİLİ TEKDİR

02.09.2019 ÇIKMAZ SOKAK SURİYE

25.08.2019 GÜVENLİ BÖLGE

31.07.2019 ATA YADİGARI TOPRAKLARDA FETÖ

13.07.2019 DÜNYANIN ACİL KODU S-400

11.07.2019 Srebrenitsa Katliamı…

08.07.2019 NATO KAFA NATO MERMER

05.07.2019 S-400 HAVA SAVUNMA SİSTEMİ

19.06.2019 BAŞARAMADILAR BAŞARAMAYACAKLAR!

23.05.2019 YOK ARTIK !

20.05.2019 19 MAYIS BAĞIMSIZLIK DİRENİŞİ

16.05.2019 İTİRAFÇI TERÖRİSTLERE PARA ÖDÜLÜ

13.04.2019 Şehit Esma el-Biltaci

11.04.2019 GÜVENLİ BÖLGESİZ BİR SURİYE

08.04.2019 ORTADOĞU’DA OLMANIN BEDELİ

25.03.2019 KOD ADI GOLAN HEDEF BÜYÜK İSRAİL DEVLETİ

21.03.2019 ‘’Bir aşk hikayesi;Tunceli...’’

18.03.2019 Dünya tarihini değiştiren savunmamın adıdır ÇANAKKALE...

17.03.2019 16 MART 1988 HALEPÇE KATLIAMI

04.03.2019 DERİN YARANIN ADIDIR 28 ŞUBAT

12.02.2019 ABD VE AVANESİNİN ÇELİŞKİLERLE DOLU SURİYE POLİTİKASI

05.02.2019 SURİYE İÇİN ZAMAN BOLİVYA SAATİ

30.01.2019 ÜNİVERSİTELERE PAPAĞAN ALMAYIN !

26.01.2019 TÜRKİYE- SURİYE İLİŞKİLERİ

15.01.2019 ABD’NİN SURİYE TUTARSIZLIĞI

13.01.2019 BABA ÖZLEMİ

23.12.2018 TARİHİN EN BEYAZ GÜNÜ SARIKAMIŞ

08.12.2018 SON EVRENSEL İMPARATOR SULTAN II.ABDÜLHAMİT HAN

02.12.2018 ERZURUM MİNİ DÜNYA KUPASINI ERZURUM YÜKSEK İRTİFA KAMP MERKEZİNE İSTİYOR

28.11.2018 FIRAT'IN DOĞUSU NERESİDİR VE NEDEN ÖNEMLİ?

14.11.2018 FIRAT'IN DOĞUSU NERESİDİR VE NEDEN ÖNEMLİ?

09.11.2018 ÖDÜL ALAN TERÖRİST

28.10.2018 BİZİM CUMHURİYET..

22.10.2018 Kundaktaki Bebekten Korkan İnsanlık Düşmanı PKK’nın Katil Yüzü

30.09.2018 Kadim Şehir Cizre

18.09.2018 12 EYLÜL GELECEĞE DARBE YAPTI

10.09.2018 9 EYLÜL’de ’’Megalo İdea’’ DENİZE DÖKÜLDÜ


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor