ANA SAYFA > Yazarlar > İmbat MUĞLU > BABA ÖZLEMİ

BABA ÖZLEMİ

İmbatMUĞLU
Sosyal Medya :
13 Ocak 2019, Pazar 16:14
573 kez okundu

 

 

 

 

 

Herkesin bir süper kahramanı vardır. Pek çoğu için bu süper kahramanı babasıdır. Bir babanın vereceği sıcaklığı ve güveni başka hiç kimse veremez. İşte bu yüzden babalarımız çok özeldir, çok kıymetlidir. Babaya özlem duymak ise öyle yürek yakıcıdır ki, bir babasından ayrı kalan anlar bunu.

Babam gözlerini dünyaya yoksulluk içinde açmış, bir türlü kurtulamadığı yoksulluğuyla ömrünü tüketmek zorunda kalmıştı.Bir eşe, 14 çocuğa ekmek parası kazanma zamanı geldiğinde; imkansızlığın, olanaksızlığın kendini dayattığı durumda, fakirliğin belini büktüğü bir fert olarak, en ağır koşullarda çalışmak kaçınılmazdır artık.Yaz aylarında Kars’ta tarım ve hayvancılık, Kış aylarında ise memlekete tutunacak imkanı olmadığı için İzmir’e  inşaatlarda duvarcı, sıvacı, demirci, kalıpçı, yada elinden ne iş geliyorsa onu yapardı.Yine yaz bitmiş,gurbet yolu gözükmüştü babam için.İzmir için hazırlıklar tamamdı.Ve tek hatırladığım andı babamla ilgili.Okula başlayalı birkaç gün olmuş,elimde bir kırık kalem ,boş bir kağıt ile eve gittiğimde;babam bana Kürtçe okumam ile ilgili çok nasihat verdi,sarıldı ve bir daha  ‘’ Kurê min bixwînin’’ Oğlum oku,oku…. demişti.Ve uyandığımızda babam çoktan gitmişti…

Yıl 1984 , gün zemherin en ağır kışının yaşandığı dört Kasım. 3 bin 197 metre yüksekliğindeki Kısır Dağı'nın eteğinde bulunan köyümüze acı haber tez ulaşmıştı.Babam İzmir’in Yeşilyurt Mahallesi’ndeki bir inşaatta dengesini kaybederek asansör boşluğundan aşağıya düşerek hayatını kaybetmişti.Ağır kış şartları ve imkansızlıklar sebebi ile beş gün sonra ancak cenazesi memlekette ulaşmıştı.Tabutuna sarılan annem tabutun çivilerini tırnakları ile sökerek son defa babanızı görün demişti. Ve tabutun kapağı açıldığında babamın beyaz kefen içinde alın kısmında akan kan ile görünce,annemin ve kardeşlerimin feryadı,ağıtı halen bugün kulağımda… Nasıl bir acıymış bu her zaman ilk günkü gibi taze, her zaman acı verici..

Ve babam ‘’ ez xwendin’’ ‘’ben okudum’’ ve şimdi seni yazıyorum. Bilmezdim; kalemim bir gün bu dünyadan göçünü yazacak, içime düşen acıyı gözyaşımla mürekkebime katacak.Bilmezdim; gidişin elvedasız olacak, elimi tutmadan göçmen kuşlara karışır gibi gittin, gittin işte...Ne toprağı yenip gözlerine ulaşabildim nede nefesine nefesimi katabildim.Bizleri öpmeden, kapıdan ilk çıkışın nasıl yaktı canımı bir bilsen !En uzun, en anlamlı nutukları gözlerinde okurdum, sevgiyi bana köprüsüz ulaştıran gözlerin... ve ellerin ah o ellerin, nasırlı ellerin en çok da onları öptüm. Bize aşı işi taşıyan ellerin, emekçi ellerin. Sayfaları doldursam biter mi hasretin,döner mi ummandan son nefesin.Kelimelerimi sırtladım,sana gelirken özlemim,hasreti yürek yangınını söyleyecek söz bulamıyorum. Babam inşaatta çalışırken  yükseklik korkun var mıydı bilmiyorum. Daha önce hiç apartman görmemiştin ki. Ya da, asansör,belki de kendini hiç bu kadar yüksekte hissetmemiştin. Peki şimdi kollarımı açarsam; işte böyle, iki yana. Ve sen kendi bırakırsan bilmeden düştüğün o karanlık boşluğa.Korkmuş saçlarını, panik içindeki ayaklarını,hasret kokan nefesini ve yaralı bedenini tutsam olmaz mı? Olmadı da… Babamı koymayın, vermeyin kara toprağa dedim. Beyazlar içinde seni toprağa verdikleri gün ömrümün en acı, en hüzünlü günüydü. Sen gittikten sonra hiçbir şey artık eskisi olmadı ve olmayacakta. Senin yokluğunda her mevsim kış mevsimi gibi hüzünlü ve acı verici.Artık saymayı bıraktım sensizliğin kaçıncı saatindeyim, kaçıncı gününde, kaçıncı senesindeyim. Sönmeyen bir ateşin içindeyim. Seni arıyorum her gecemde, her sabahımda, her günümde her anımda. Babam diyorum, baba diyorum kendimi tutamıyorum. Ne olur gelsen diyorum yine oğlum desen boynuma sarılsan olmaz mı? Altı yaşında en çok ihtiyacım olduğunda kaybettim seni. İlk karnemi gösteremediğim günü hatırlıyorum,bütün arkadaşlarımı babaları karşılamışlardı okulun kapısında.Bense kapıda sadece boş gözlerle kalakalmıştım... Ben şimdi 41 yaşıma geldim,senden 1 yaş büyüğüm baba.Şimdi diyorum;

Gel baba ben yine 6 yaşımda küçücük bir çocuk olayım, sen 40  ve elimden eskisi gibi hiç bırakmamacasına sımsıkı tut, sarıp sarmala .. ..birlikte parka gidelim, oyunlar oynayıp, gezelim.. birlikte gülüp eğlenelim…Dere yolundaki kayalıklara doğru avazım çıktığı kadar bağırıp sana el sallayayım..Yanına oturup kafamı göğsüne koyup birlikte saatlerce aşağı derenin hırçın sularını izleyelim ve ben sana sürekli sorular sorup senin benimle konuşmanı sağlasam…Yatağıma yatır, masal anlat ,saçımı okşa. .. beni ne kadar çok sevdiğini, senin için ne kadar önemli olduğumu ve benim için kurduğun o güzel hayalleri anlat. Ben senin o zeytin karası gözlerine bakıp derinliklerinde kaybolup uykuya dalayım.. gecenin sabahında beni uyandırsan.. ne güzel olurdu.. keşke o günleri bir gün daha yaşayabilseydin kim bilir nelerden vazgeçerdim..Bir gece gel baba,bir gündüz veya sabah saat 5 te gel ; hiç gitmemişsin gibi affederim baba hiç gitmemişsin gibi... Sen gelir elinden tutarsın diye içimde yaşattığım bir çocuk var baba. Ve en kötüsü de neydi biliyor musun baba? Seninle ilgili herhangi bir şeyi konuşurken bile boğazım düğümleniyor,ağlıyorum hemen. Güçlü olmama rağmen tutamıyorum kendimi.. Birlikte geçirdiğimiz anlar geliyor gözlerimin önüne. Elimi bırakmadığın, kendimi güvende hissettiğim o anlar. Ben o anları o kadar çok özlüyorum ki...En güçsüz olduğum konu sensin. Bugün yine seni hatırlattılar bana. Kızma hemen. Unutmamıştım tabi ki seni. Sadece kafamı dağıtmaya çalışıyordum. Biraz rahatlamaya ihtiyacım vardı baba. Yoksa çıkmıyorsun ki aklımdan. Her zaman, nerede olursam olayım, ne yaparsam yapayım sen de yanımda oluyorsun. Sen hiç yalnız bırakmıyorsun ki beni. Sana olan özlemimi sordular. Özlem? Özlem, ayrıldığın bir şeye duyulur. Biz seninle hiç bir araya gelemedik ki baba. Hiç biz olamadık ki, ayrılalım. Özlem değil bu, hasret var baba. Çünkü ben ilk nefesimden beri sana hasret yaşıyorum. Keşke özleyebilseydim seni. Seni özlemeye bile hasretim. Ne zormuş bu hasret denilen şey. İnsanın içini yakıyor, bir şeyler alıyor yüreğinden. Hem seni özlemek de çok güzel olurdu. İçinde sen olan her şey güzel oluyor baba. Akmıyor göz yaşlarım. Ben sen gittin gideli ağlamıyorum. Ağlamamaya yemin ettim senin gittiğin gün. İçim o kadar acıyor ki baba. O kadar yarım kalmış ve başlayamamış şey var ki tek başıma tamamlayamıyorum. Kokunu çok özledim Babam. Başımı okşamanı, oğlum deyişini çok özledim.Ölüme de hasretim baba. Sana kavuşturacak beni. Ölüm sana yakışmadı ama o bile seninle güzel. Sen ne güzel bir şeysin baba. Sen beni var eden en güzel şeysin baba. Sen olmasan da, iyi ki varsın ve ben seni çok seviyorum baba.Canım babam  mekanın cennet, Peygamberimiz komşun olsun Allah’ın rahmeti senin ve tüm ölmüşlerimizin üzerine olsun inşallah.                                                                                                         

                                                                                                                      Dr.İmbat MUĞLU


PAYLAŞ

Yazara Ait Diğer Makaleler

17.11.2019 Sahi siz hiç ŞEHİT oldunuz mu?

08.11.2019 “Enerji Kimlik Belgesi”

27.10.2019 CUMHURİYET

23.10.2019 SOÇİ MUTABAKATI

16.10.2019 SURİYE’NİN YARINI

09.10.2019 EY FIRAT

23.09.2019 TARİHE İZ BIRAKAN “AKSAÇLI”

23.09.2019 DÜNYA TEKNOFEST’TE

17.09.2019 Suriye’nin Birliği İçin Üçlü Zirve

09.09.2019 ACININ DİLİ TEKDİR

02.09.2019 ÇIKMAZ SOKAK SURİYE

25.08.2019 GÜVENLİ BÖLGE

31.07.2019 ATA YADİGARI TOPRAKLARDA FETÖ

13.07.2019 DÜNYANIN ACİL KODU S-400

11.07.2019 Srebrenitsa Katliamı…

08.07.2019 NATO KAFA NATO MERMER

05.07.2019 S-400 HAVA SAVUNMA SİSTEMİ

19.06.2019 BAŞARAMADILAR BAŞARAMAYACAKLAR!

23.05.2019 YOK ARTIK !

20.05.2019 19 MAYIS BAĞIMSIZLIK DİRENİŞİ

16.05.2019 İTİRAFÇI TERÖRİSTLERE PARA ÖDÜLÜ

13.04.2019 Şehit Esma el-Biltaci

11.04.2019 GÜVENLİ BÖLGESİZ BİR SURİYE

08.04.2019 ORTADOĞU’DA OLMANIN BEDELİ

25.03.2019 KOD ADI GOLAN HEDEF BÜYÜK İSRAİL DEVLETİ

21.03.2019 ‘’Bir aşk hikayesi;Tunceli...’’

18.03.2019 Dünya tarihini değiştiren savunmamın adıdır ÇANAKKALE...

17.03.2019 16 MART 1988 HALEPÇE KATLIAMI

04.03.2019 DERİN YARANIN ADIDIR 28 ŞUBAT

12.02.2019 ABD VE AVANESİNİN ÇELİŞKİLERLE DOLU SURİYE POLİTİKASI

05.02.2019 SURİYE İÇİN ZAMAN BOLİVYA SAATİ

30.01.2019 ÜNİVERSİTELERE PAPAĞAN ALMAYIN !

26.01.2019 TÜRKİYE- SURİYE İLİŞKİLERİ

15.01.2019 ABD’NİN SURİYE TUTARSIZLIĞI

23.12.2018 TARİHİN EN BEYAZ GÜNÜ SARIKAMIŞ

08.12.2018 SON EVRENSEL İMPARATOR SULTAN II.ABDÜLHAMİT HAN

02.12.2018 ERZURUM MİNİ DÜNYA KUPASINI ERZURUM YÜKSEK İRTİFA KAMP MERKEZİNE İSTİYOR

28.11.2018 FIRAT'IN DOĞUSU NERESİDİR VE NEDEN ÖNEMLİ?

14.11.2018 FIRAT'IN DOĞUSU NERESİDİR VE NEDEN ÖNEMLİ?

09.11.2018 ÖDÜL ALAN TERÖRİST

28.10.2018 BİZİM CUMHURİYET..

22.10.2018 Kundaktaki Bebekten Korkan İnsanlık Düşmanı PKK’nın Katil Yüzü

30.09.2018 Kadim Şehir Cizre

18.09.2018 12 EYLÜL GELECEĞE DARBE YAPTI

10.09.2018 9 EYLÜL’de ’’Megalo İdea’’ DENİZE DÖKÜLDÜ


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor